Show simple item record

dc.contributor.advisorKayıpmaz, Afşin Emre
dc.contributor.authorBıyıklı, Ebru
dc.date.accessioned2017-08-04T06:08:35Z
dc.date.available2017-08-04T06:08:35Z
dc.date.issued2017
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11727/2647
dc.description.abstractBaşkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Acil Servis’ine 1 Ağustos 2014 ile 1 Ağustos 2016 tarihleri arasındaki 2 yıllık süreçte başvuran 65 yaş üzerindeki sepsis ve septik şok tanısı almış hastaların demografik özelliklerini, komorbit hastalıklarını, başvuru anındaki hemodinamik parametrelerini, acil servisteki ilk tedavi ihtiyaçlarını (sıvı, vazopressör, kan transfüzyonu, steroid ve antibiyotik gibi), mekanik ventilasyon, kardiyopulmoner resüsitasyon uygulamalarını hasta bilgi yönetim sistemi ve hasta dosyaları arşivinden elde ettik. 30 günlük mortaliteyle ilgili bilgileri ise Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) aracılığıyla edindik. Mortalite olan ve olmayan gruplar arasında normal dağılan verileri bağımsız iki örnek t-testi ile değerlendirdik. Normal dağılmayan verilerin karşılaştırılmasında ise Mann-Whitney U testini kullandık. Hastaların mortalite durumlarına göre qSOFA skorlarını Chi-square testiyle değerlendirdik. Mortalite üzerine bağımsız faktörleri değerlendirmek için lojistik regresyon analizi yaptık. p<0,05 değerini istatistiksel olarak anlamlı kabul ettik. Otuz gün içerisinde mortalite gözlenen ve gözlenmeyen gruplar arasında sistolik ve diastolik kan basıncı (sırasıyla p=0,045 ve p=0,002), Glaskow Koma Skalası puanı (p<0,001) ve kan üre azotu (p<0,001) yönünden anlamlı fark saptadık. Solunum sayısı (p=0,503), ateş (p=0,588), pulse oksijen saturasyonu (p=0,172), kreatinin (p=0,082), hemoglobin (p=0,541), ortalama platelet hacmi (p=0,593), lenfosit (p=0,478), PLR (p=0,821) ve laktat düzeyi (p=0,120) yönünden ise anlamlı fark saptamadık. Çalışmamızda iki grup arasında quick-Sepsis related Organ Failure Assessment (qSOFA) skorları yönünden anlamlı farklılık mevcuttu (p<0,001). Mortalite ve qSOFA arasında ise pozitif yönde korelasyon saptadık (Pearson korelasyon katsayısı 0,321). Bununla birlikte lojistik regresyon analizinde qSOFA’nın, mortalitenin bağımsız bir belirteci olmadığını tespit ettik. Sonuç olarak PLR’nin mortaliteyi öngörme yönünden klinisyene katkısını göstermeye ilişkin başka çalışmalara da ihtiyaç olduğu görüşündeyiz. Çalışmamızda mortalite gözlenen gruptaki ilk bakılan laktat düzeyleri gözlenmeyen gruba göre yüksekti ancak istatistiksel olarak anlamlı farklı değildi. Konuyla ilgili önceki çalışmalar da göz önünde bulundurulduğunda hastaların seri laktat ölçümlerinin başlangıçta bakılan tek laktat düzeyine göre klinisyene mortaliteyi öngördürme yönünde daha fazla yarar sağlayacağı inancındayız. Sepsis is a disease that can be mortal and costly to treat. The disease is especially common among elderly patients. In this study, we investigated the role of platelet-lymphocyte ratio and lactate levels measured in the emergency department for predicting the mortality from sepsis in patients older than 65 years. We enrolled 131 patients who were older than 65 and diagnosed with sepsis and septic shock in the emergency department of Baskent University Ankara Hospital between 1 August 2014 and 1 August 2016. We used the patient information management system and patient files archive information to obtain information about these patients’ demographic information, comorbid diseases, admission hemodynamic parameters, emergency department interventions (e.g., fluid replacement, vasopressor administration, blood transfusion, steroid use, and antibiotherapy), mechanical ventilation status, and cardiopulmoner resuscitation needs. We also obtained information about their 30 days’ mortality from the Central Demographics Management System. We detected a statistically significant difference between systolic and diastolic blood pressures (p = 0.045 and p = 0.002, respectively), Glasgow Coma Scale (p < 0.001), and blood urea nitrogen (p < 0.001) of the groups with and without mortality by 30 days. Respiration rate (p = 0.503), fever (p = 0.588), pulse oxygen saturation (p = 0.172), creatinine (p = 0.082), hemoglobin (p = 0.541), mean platelet volume (p = 0.593), lymphocyte (p = 0.478), platelet-lymphocyte ratio (PLR) (p = 0.821), and lactate levels (p = 0.120) were not statistically significant. We also revealed a statistically significant difference (p = 0.001) between the two groups with respect to the quick Sepsis Related Organ Failure Assessment (qSOFA) scores. We detected a positive correlation between the mortality and qSOFA (r=0.321, p<0.05). However, qSOFA was not an independent predictor of mortality in logistic regression analysis. In conclusion, we suggest that further studies of PLR are required to predict mortality in this patient population. Although lactate levels were higher in the mortality group, the difference was not significantly different. Under the light of data from previous studies, we suggest that continuous monitoring of lactate levels, as compared to an initial single measurement of lactate level, would provide clinicians with more relevant information about short term mortality.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherBaşkent Üniversitesi Tıp Fakültesi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectSepsisen_US
dc.subjectSeptik şoken_US
dc.subjectLaktaten_US
dc.subjectPlatelet lenfosit oranıen_US
dc.title65 yaş üstü sepsis ve septik şok hastalarında acil serviste ilk bakılan platelet lenfosit oranı ve laktat düzeyinin mortalite üzerine etkisien_US
dc.typespecialistThesisen_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record