Show simple item record

dc.contributor.advisorEldoğan Eken, Dilay
dc.contributor.authorSoykan, Ayşenur
dc.date.accessioned2019-03-11T07:54:21Z
dc.date.available2019-03-11T07:54:21Z
dc.date.issued2019
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11727/3028
dc.description.abstractBu çalışma kapsamında ilk olarak sınır kişilik özelliği düzeyleri farklılaşan bireylerin bağlanma stilleri göz önünde bulundurularak duygu farkındalığı ve duygu düzenleme güçlüğü düzeylerinin incelenmesi ve ikinci olarak bağlanma stilleri ile sınır kişilik özelliği ilişkisinde duygu düzenleme güçlüğü ve duygu farkındalığının aracı rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yapılan çalışmanın örneklemini lisans ve lisansüstü eğitimi devam eden toplam 247 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların 18 - 28 yaşları arasında (SS = 1.87) olduğu, 239’unun lisans (%96.8), 7’sinin ise yüksek lisans (%2.8) öğrencisi olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, katılımcıların 217’sini (%87.9) kadın, 30’unu (%12.1) ise erkek katılımcılar oluşturmuştur. Araştırma kapsamında katılımcılara, demografik bilgilerini almak amacıyla Demografik Bilgi Formu, sınır kişilik özelliği düzeylerini değerlendirmek amacıyla Borderline Kişilik Envanteri (BKE), duygusal farkındalığı düzeylerini belirlemek amacıyla Duygusal Farkındalık Düzeyi Ölçeği (DFDÖ), duygu düzenleme güçlüğü düzeylerini değerlendirmek amacıyla ise Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği-Kısa Form (DDGÖ-16) ve bağlanma stillerini değerlendirmek amacıyla İlişki Ölçekleri Anketi (İÖA) uygulanmıştır. Araştırmanın ilk amacı doğrultusunda, sınır kişilik özelliği düzeyleri farklılaşan gruplar bağlanma stilleri göz önünde bulundurularak duygu farkındalığı ve duygu düzenleme güçlüğü düzeyleri açısından MANOVA aracılığı ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, sınır kişilik özelliği düzeyi düşük grubun yüksek gruba kıyasla duygu farkındalığı ortalama puan puanının daha yüksek, duygu düzenleme güçlüğü ortalama puanının ise daha düşük olarak görülmüştür. Bağlanma stilleri açısından ise güvenli, korkulu, saplantılı ve kayıtsız bağlanma stillerinin duygu farkındalığı puan ortalamalarının anlamlı olarak farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Saplantılı bağlanma stiline sahip bireylerin güvenli bağlanma stiline ve kayıtsız bağlanma stiline sahip bireylere kıyasla duygu düzenleme güçlüğü puan ortalamalarının daha yüksek olduğu, ancak korkulu bağlanma stiline sahip bireylerin diğer bağlanma stilleri ile duygu düzenleme güçlüğü puanları açısından farklılaşmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Sınır kişilik özelliği düzeyleri ve bağlanma stillerinin duygu farkındalığı ve duygu düzenleme güçülüğü üzerindeki etkileşim etkisine ise anlamlı olmadığı görülmüştür. Araştırmanın ikinci amacı doğrultusunda, bağlanma stilleri ile sınır kişilik özelliği ilişkisinde duygu farkındalığının ve duygu düzenleme güçlüğünün aracı rolü incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda, güvenli ve saplantılı bağlanma stilleri ile sınır kişilik özelliği arasında duygu düzenleme güçlüğünün tam aracı rol oynadığı ancak korkulu bağlanma stili ile sınır kişilik özelliği ilişkisinde duygu farkındalığının aracı rolünün güven aralığında bulunmadığı, duygu düzenleme güçlüğünün ise kısmi aracı rolünün olduğu görülmüştür. Kayıtsız bağlanma stilinin ise duygu farkındalığı ve duygu düzenleme güçlüğü ile ilişkisi istatistiksel olarak anlamlı olmadığı için aracı değişken analizine dahil edilmemiştir. Araştırma kapsamında elde edilen bulgular ilgili alanyazın ışığında tartışılmış, araştırmanın bulguları belirtilmiştir. In this study, it is aimed to examine the emotional awareness and emotion dysregulation in relation to the attachment styles of individuals with varied border personality features and to evaluate the mediating role of emotion regulation and emotional awareness in the relationship between attachment styles and border personality features. The sample of the study consisted of 247 university students with undergraduate and graduate education. It was observed that the participants were between the ages of 18-28 (SD = 1.87), 239 of them were undergraduate (96.8%) and 7 of them were graduate (2.8%). In addition, 217 women (87.9%) were male and 30 (12.1%) were male. Demographic Information Form was used to evaluate demographic information, Borderline Personality Inventory (BPI) was used to assess borderline personality feature levels, The Levels of Emotional Awareness Scale (LEAS) was used to determine the levels of emotional awareness, Difficulties in Emotion Regulation Scale-Brief Form (DERS-16) was used to evaluate emotion dysregulation levels and Relationships Scales Questionnaire (RSQ) was used to evaluate attachment styles. For the first purpose of the study, groups with different levels of border personality features were compared with MANOVA in terms of emotion awareness and emotion dysregulation by considering attachment styles. It was found that the level of emotion awareness was lower and the emotion dysregulation levels were higher in the group with higher borderline personality features when compared with lower borderline personality features. There was no difference in the emotional awareness level in the differentiation of attachment styles, but it was found that there were differences in terms of emotion dysregulation. The group with a preoccupied attachment style exhibits higher levels of emotion dysregulation when compared with secure and dismissing attachment style. When borderline personality feature levels and attachment styles are considered together, it is concluded that they do not differ in terms of emotion awareness and emotion dysregulation. For the second purpose of the study, the role of emotion awareness and emotion regulation mediator between the attachment styles and the border personality feature was investigated. Difficulty of emotion regulation among the safe and preoccupied attachment styles have been found to play the role of full mediator among the border personality feature. It was observed that the mediating role of emotion awareness was not within the confidence interval between fearful attachment style and borderline personality feature, while emotion dysregulation was partially mediated role. In terms of dismissing attachment style, because there was not statistically significant correlation between dismissing attachment style, emotional awareness and emotion dysregulation, dismissing attachment style did not interpret in mediator analyse. The findings of the study were discussed in the light of the related literature and the findings of the study were stated.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherBaşkent Üniversitesi Sosyal Bilimleri Enstitüsüen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectBağlanma stillerien_US
dc.subjectDuygu farkındalığıen_US
dc.subjectDuygu düzenleme güçlüğüen_US
dc.subjectSınır kişilik özelliğien_US
dc.titleSınır kişilik özelliği deneyimleyen bireylerin bağlanma stilleri ile duygu farkındalığı ve duygu düzenleme güçlüğü düzeylerinin incelenmesien_US
dc.typemasterThesisen_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record