Show simple item record

dc.contributor.advisorÖzçürümez Bilgili, Gamze
dc.contributor.authorYurdakul, Hasan Talha
dc.date.accessioned2015-02-20T08:58:16Z
dc.date.available2015-02-20T08:58:16Z
dc.date.issued2015
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/11727/1961
dc.description.abstractBu çalısmanın amacı Majör Depresif Bozukluk (MDB) tanısı konan bireylerin ve sağlıklı kontrollerin 5-HTTLPR polimorfizmlerini belirlemek; çocukluk çağı örseleyici yasantıları ve algılanan ebeveynlik niteliği ile 5-HTTLPR polimorfizmleri arasında nasıl bir iliski bulunduğunu irdelemek; MDB’nin ortaya çıkmasında, siddetinde ve yineleyiciliğinde gençevre etkilesiminin rolüne dair yeni bulgulara ulasmaktır. Çalısma kapsamında hastalar Baskent Üniversitesi Ankara Hastanesi Psikiyatri Polikliniğine basvuranlar arasından seçildi. Çalısmaya alınan tüm bireylere Uluslararası Bilesik Tanı Görüsmesi (CIDI) uygulandı ve MDB tanısı konan 99 hasta çalısmaya dahil edildi. Kontrol grubuna yas, cinsiyet ve öğrenim durumu açısından eslestirilmis, CIDI ile ruhsal bozukluğu olmadığı belirlenen 108 sağlıklı birey dahil edildi. Tüm katılımcılara, bu tez çalısması için hazırlanmıs Sosyodemografik ve Klinik Veri Toplama Formu ile Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Çocukluk Örselenme Yasantıları Ölçeği (ÇÖYÖ), Young Ebeveynlik Ölçeği (YEBÖ) uygulandı. Çalısma kapsamında bütün katılımcılar 5- HTTLPR gen polimorfizmi açısından analiz edildi. MDB grubu ve kontrol grubu arasında genotip açısından anlamlı farklılık saptanmadı. Hasta ve kontrol gruplarının genotiplere göre BDÖ ve BAÖ puanları karsılastırıldığında anlamlı farklılık saptanmadı. ÇÖYÖ puanları ve YEBÖ puanları hasta grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Yapılan regresyon analizinde ÇÖYÖ ve YEBÖ alt boyutlarının BDÖ ve BAÖ puanlarını yordadığı saptandı. Korelasyon analizlerinde 5-HTTLPR polimorfizminin bir veya iki S alleline sahip bireylerde ÇÖYÖ toplam ve alt ölçek puanları ile YEBÖ alt ölçek puanları kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı. L/L genotipine sahip hastalarda da bazı YEBÖ alt ölçek ve ÇÖYÖ puanlarında kontrol grubuna göre anlamlı farklılık olmakla birlikte bu S allel tasıyıcılarına göre belirgin düzeyde daha düsüktü. Gen-çevre etkilesiminin erken dönem örselenme yasantılarının yoğunluğu ve algılanan ebeveynliğin niteliği aracılığıyla arastırıldığı bu çalısmada, MDB gelisiminde çevresel faktörlerin daha etkili olduğu, ancak S alleli tasıyan bireylerin L/L genotipindeki bireylere göre çevresel etkenlere daha duyarlı olduğu; dolayısıyla MDB gelistirme risklerinin daha fazla olduğu saptanmıstır. Sadece riskli genotipe sahip olmak, MDB’nin gelismesini ve siddetini tek basına belirlememektedir. The aim of this research is to detect 5-HTTLPR polymorphism in Major Depressive Disorder (MDD) patients and healthy volunteers; to investigate the interaction between early childhood maltreatment, parenting perceptions and 5-HTTLPR polymorphism and to explore new findings about the role of gene-enviroment interaction on the onset of MDD, its severity and reccurency. Participants consisted of patients and healthy volunteers at the Outpatient Psychiatry Clinic of Baskent University Ankara Hospital. Diagnosis of MDD was ascertained using the Composite International Diagnostic Interview (CIDI) to all patients and healthy volunteers, 99 patients with MDD diagnosis were included to the study. One hundred and eight healthy volunteers who had no psychiatric illness according to CIDI were included. The Sociodemographic and Clinical Data Form, Beck Depression Inventory (BDI), Beck Anxiety Inventory (BAI), Young Parenting Inventory (YPI) and Childhood Trauma Questionnaire (CTQ) have been applied to all participants. The 5-HTTLPR polymorphism at SLC6A4 has been genotyped in all participants. There was no genotype distribution difference between patient and control groups, and also there was no significant difference between the two groups’ BDI and BAI scores if only genotype was considered. However the CTQ and YPI scores were significantly higher in the MDD group with respect to the control group. Analysis in a regression model revealed that high CTQ and YPI scores yield to high BDI and BAI scores within all participants. Correlation analysis revealed that carriers with one or two copies of the S allel have higher CTQ and YPI scores than healthy volunteers. Although patients with L/L genotype also had significantly higher CTQ and YPI scores in some subscales than healthy volunteers, this difference was not as distinct as in S allel carriers. In this study, we have used early childhood traumatic experiences and perceived parenting qualities to explore the gene-environment interaction on the onset of MDD. Although our findings indicate that early environmental factors are very effective in MDD development, the carriers of the S allel seem to be more susceptible to early stressful events compared to individuals who have L/L genotype. Only having the risky genotype determines neither the onset nor the severity of MDD.en_US
dc.language.isoturen_US
dc.publisherBaşkent Üniversitesi Tıp Fakültesi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subject5-HTTLPRen_US
dc.subjectDepresyonen_US
dc.subjectEbeveynliken_US
dc.subjectÇocukluk çağı örselenmesien_US
dc.titleMajör depresksif bozuklukta SLC6A4 geni 5-HTTLPR polimorfizmi ile çocukluk çağı örselenmeleri ve ebeveynlik algısı ilişkisien_US
dc.typespecialistThesisen_US


Files in this item

Thumbnail

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record